SQL Server ve Veri Madenciliği 2 – Fırsatlar ve problemler


İş Fırsatı mı Problem mi?

Veri madenciliğinin OLAP tarzı çözümlerden büyük bir farkı, başlangıç noktası olarak bir problemi ele almasıdır.

Öncelikle içinde bulunduğumuz iş ya da bilgi alanını iyi tanımamız gerekir. Bu işle ilgili acaba hangi problemi çözümlesek emeğimize değer bir fayda elde ederiz? Burada problem olumlu bir kelimedir. Çözümlenmesiyle fayda sağlanabilecek, ilerleme elde edilebilecek, diyelim masrafların azaltılabileceği ya da gelirlerin artırılabileceği bir konuyu ifade eder.

Satış departmanında olduğunuzu düşünelim. Ne tür sorular bizim için önemli olabilir:

– Acaba hangi kaynaktan gelen müşteriler daha verimli?
– Satışa dönüştürmek için çok çaba harcanarak masraf yapılan ama satış sürekliliği açısından verimli olmayan teklifler var mı? Bunları önceden nasıl tahmin edebilirim?
– Önümüzdeki dönemde hangi abonelerimin sistemi terketme ihtimali daha yüksek?

Ya da ürün geliştirme departmanında olduğunuzu düşünelim:

– Müşterilerimin doğal alt grupları neler? Ürünümü hangi alt gruba yönelik olarak geliştirmeliyim?
– Belirli bir alt grup için hedeflediğim ürünün hangi özellikleri barındırması gerekir? Bunlarla ilgili tepkileri değerlendirerek ürünün özellik setinde ne tür değişiklikler yapmalıyım?
– Ürünümün fiyat stratejisi nasıl olmalı?

Soruları böyle oluşturduğumuz zaman bunların önemli fırsatlar içerdiğini görmek mümkün. Oysa aynı başlıklar şu şekilde de ele alınabilirdi:

Satış için:

– Müşteri adayları oluşturmak için o kadar para döküyoruz. Ama bunların bir kısmı kısa sürede kayboluyorlar ortalıktan? Biz bu kadar parayı yanlış yerlere niye harcıyoruz?
– Sonunda satış yaptık diye sevindiğimiz bir sürü tekliften yoksa aslında zarar mı ediyoruz? Satış bağlanma oranı yükselirken karlılık niye düşüyor? Oysa tekil satış olarak kar marjlarımız fena da değil gibi?… Neler oluyor burada?
– Şu abonelerin napacağı hiç belli olmuyor. Bir de bakmışsın güzel güzel paralar kazandığımız kaç yıllık müşteri çat diye kaybolmuş. Niye o güzelim ilişkimizi bir anda koparıp kayboluyorlar?

Ürün geliştirme departmanı:

– Yeni ürünler çıkarıp duruyoruz ama bir müşteriyi memnun ederken, iki müşteriyi kaybediyoruz sanki. Bu ürünlerin neresi yanlış?
– Geliştirmek için onca emek harcadığımız ürüne müşteriler niye olumsuz tepki veriyor?
– Ürünle ilgili geri beslemeler çok iyi ama insanlara fiyatını beğendirmek mümkün olmuyor. Fiyatını makul bulan da bu sefer ürünü beğenmiyor!

Gördüğünüz gibi her bir fırsat aslında bir problemin diğer yüzünden ibaret. Zaten 90 aldığınız bir notu 100’e çıkarmak çok kolay olmayabilir. 40’lık bir notu 60-70 seviyelerine çıkarmak çok daha kolay olabilir.

Yani başlangıç noktamız: Problemler ya da arka yüzünden bakacak olursak fırsatlar.

Peki hangi fırsat:

Diyelim bizim için önemli fırsatları belirledik. Acaba nereden başlamalıyız?

Bir problem seçmemiz gerektiği gözüküyor. Bu problemi nasıl seçebiliriz. Oluşturduğumuz listeden hangi problemler bizim için daha önemli?

Bu noktada bir fayda / kolaylık matrisi yapmak iyi bir yaklaşım olabilir.

Elinizdeki problemleri düşünün. İki ayrı açıdan düşünün. Önce faydaya bakın. Bu problemler ya da fırsatları ele alarak sağlayacağınız iyileştirmeler şirkete ne katacak? Ne kadar faydalılar? Bunu parasal ya da kesin bir ölçümle yapmak zorunda değilsiniz. Olası en büyük faydayı 9, en düşük faydayı ise 1 diye puanlandıracağınız bir ölçek düşünün. Her bir fırsat bu ölçekte nerede yer almalı? Ona göre puanlandırın.

Sonra bu ilgili konunun uygulama zorluğunu düşünün:
– Konuyla ilgili veri elde etmek ne kadar zor?
– Konu hakkında fikir üretecek yeterlilikte miyiz?
– Bir sonuç elde edersek, bunun getireceği faydanın ölçeği ne olur? Senede on bin tl’lik bir tasarruftan mı bahsediyoruz, yoksa bir milyon tl’lik bir tasarruftan mı?
– Konuyla ilgili yapacağımız çalışmalarda karar vericilerden ne kadar destek alabiliriz?

Bunun gibi düşünülebilecek daha pek çok faktör var. Aslında bunları doğru düşünebilmek için birkaç veri madenciliği projesi yapmış olmak biraz gerekli gibi duruyor. Yine de hiç başlamadan ilerleyemezsiniz. Yeni projeler yaptıkça, bu tür değerlendirmeleri de daha isabetli yapar hale geleceksiniz.

Şimdi kesişim noktası (5,5)’ten geçen bir koordinat düzlemi çizin. Diyelim x ekseni fayda, y ekseni de kolaylık olsun. Sağ üsk çeyrekte yer alan problemler ya da fırsatlar muhtemelen ilk ilgilenmeyi düşündükleriniz olacaklardır: Hem faydası yüksek, hem de yapılabilirliği yüksek olanlar…

Peki her iş problemi bir veri madenciliği problemi olarak ifade edilebilir mi?

Onu da takip eden yazılarımıza bırakalım.

Bu yazı Veri madenciliği içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s