Organizasyonlarda Business Intelligence projelerinin başarısız olmasındaki başlıca etkenler


Bir arkadaşım üzerinden, başlıktaki konu hakkında çalışma yapan bir üniversiteli arkadaşın talebi ulaştı elime. Sektör profesyonellerinin görüşlerini almak istiyor.

Kendisine kişisel bir cevap yazmak yerine bu konuda bir blog girdisi yazmak ve bağlantısını ona da göndermek daha mantıklı geldi. Deneyimlerim başka insanlara da yararlı olabilir.

Öncelikle genel olarak Kimball’in dikkat çektiği hata noktalarını aktardığım iki yazının bağlantısını vereyim. Daha önce okumuş olsanız da bir göz atmayı düşünebilirsiniz:

http://mustafaacungil.blogspot.com/2008/06/i-zekas-iin-boyutlu-model-tasarmnda.html
http://mustafaacungil.blogspot.com/2007/08/bir-i-zekas-projesinde-kanlmas-gereken.html

Şimdi gelelim Türkiye’de iş zekası projelerinin başarısız olma nedenlerinden bazılarına. Ben bir önem sırasına koymayacağım ve teknik detaylara da pek girmeyeceğim. Ama söylediklerim size daha ‘yerli’ gelebilir. (Ama yine de emin olun, başka ülkelerde de yaşanan sorunlar bunlara hayli paralel.)

1. Farkındalık:

Özellikle KOBİ ölçeğinde, firmalar iş zekası diye bir konunun farkında bile olmayabiliyorlar. Hatta biraz ölçekli firmalarda bile iş zekası etkinlikleri iş zekası başlığı altında yapılmayabiliyor. Genellikle ‘raporlama’ konusu etrafında yoğun çaba sarf ediliyor ama bu yapılırken iş zekasının sistematik yaklaşımlarından hiç haberdar olunmayabiliyor.

İş zekasının farkında bile olunmadığı bir firmada iş zekası projelerinin başarısızlığından söz edilebilir mi peki? Evet edilebilir. Adını doğru koymamış olsalarda yapmak istedikleri şey iş zekasıdır ve büyük bir karavana atışla başarısızlık sözkonusudur.

2. Şirket içi bilgi işleme ve değerlendirme tutarsızlıkları:

Şirketler çoğu durumda derebeylikler halinde yönetilmektedir. Farklı departmanların kendi verileri, kendi doğruları, kendi hesaplama şekilleri, kendi tanımları vardır. Herşey yolunda yürüyor gibidir. Ama sağlıklı bir iş zekası projesi ortak standartlar oluşturmaya çalışacağı için derebeylik döneminin sona ermesine sebep olan barut ve top kullanımı gibi bir etki yapar.

Bu, çekilmesi gereken bir acıdır. Başarılı olan firmalar, ortak tanımlara, ortak bilgi işleme standartlarına ve ortak değerlendirme yaklaşımlarına doğru kendilerini evrimleştirirler. Ama pek çok firma da iş zekasının imkanlarının farkında olsa bile bir noktada ‘Bırak dağınık kalsın’ demek zorunda kalır ve biz böyle gördük diye eski usül çalışmaya devam ederler.

3. Amerika’yı yeniden keşfetme sendromu:

İş zekasında yaklaşımlar bellidir. Yirmi yıla yaklaşan birikmiş tecrübeler vardır. Ralph Kimball ve grubunun ortaya koyduğu kendini kanıtlamış yaklaşımlar ortadadır. Ama pek çok firma bu yaklaşımlara bakmadan kendi başına bir yol çizmeye kalkar.

Sadece müşteri firmalardan bahsetmiyorum, iş zekası konusunda danışmanlık yapan firmalarda da boyutlu tasarımı pek de kavramamış insanlar iş yapabilmektedir.

Bu sorun aslında biraz da yetişmiş eleman eksikliği ile ilgilidir.

4. Yetişmiş eleman eksikliği:

Yukarıda iş zekasının yirmi yıldır gelişmekte olduğunu söylemiş olsak da, araçların olgunlaşmaya başlaması son beş yıl gibi bir süreye denk gelmektedir. Bu da bu alanda yetişmiş yeterince insan olmaması anlamına gelir.

Yetişmiş eleman eksikliği sadece sektörün genç olmasından kaynaklanmaz. Disiplinler arası bir yaklaşım gerektirmesi de yeni eleman yetişmesini güçleştirmektedir.

Yetişmiş eleman eksikliğini danışman ve firma çalışanı olarak ikiye ayırabiliriz. Danışman, bir danışmanlık firmasında çalışıp tamamen iş zekasına odaklanan kişidir. Firma çalışanı ise tam zamanlı ya da zamanının bir kısmında şirketindeki iş zekası uygulamalarıyla ilgilenen kişidir.

Danışmanlık yapan firmalar kendilerini ve kadrolarını hızla geliştirseler de, yetişmiş eleman eksikliğini gidermek için bu tek başına yeterli değildir. Çünkü iş zekası projeleri doğaları gereği tamamen firma dışından kaynaklarla yaşatılamazlar. Firma içinde birilerinin de bu konuda uzmanlaşması şarttır. Firma içi çalışanlar anlamında yetişmiş eleman eksikliği çok daha uzun vadeli bir problem olacak gibi görünmektedir.

5. Firmaların iç kaynak ayırmadaki isteksizliği:

Pek çok firma bilişimle ilgili işlerini artık dış kaynaklarla yaptırıyor. İçeride bir proje yöneticisi ve outsource çalışan kişiler…

Yazılım geliştirme gibi projeler için bu çok iyi bir model olabilir. Aslında iş zekası projeleri için de dış kaynak kullanımı önemlidir. Çünkü pek çok firma iş zekasında ileri derecede uzman danışmanları sürekli olarak kadrolarında taşıyamaz. Ancak iş zekası projelerinde firma içi uzmanlık gereksinimi yazılım projelerine göre daha yüksektir.

6. Proje sahipliği:

İş zekası projesinin sahipliği IT’de ise bu da bir problem olabilmektedir. İş zekası şu anki uygulamalarıyla IT imkanlarından çok büyük ölçüde yararlanıyor olsa da, hatta proje ekibinde IT’nin büyük bir ağırlığı olsa bile, bir IT projesi değildir. İş zekası projelerinin sahipliğinin iş kanadında olması gerekir. Ya da en azından proje sorumluluğu iş tarafı ve IT tarafından ortak kurulan bir takım tarafından yüklenilmiş olmalıdır. En başından itibaren sistemi asıl kullanacak kişilerin dahli olmayan bir iş zekası projesinin yaşaması çok zordur.

7. Şirket kültüründe değişim zorlukları:

ERP, CRM, Proje ve portföy yönetimi uygulamalarında olduğu gibi iş zekası projeleri de sadece teknik birer proje değildir. Diğerleri gibi iş zekası da şirket kültürünün yeni felsefeye göre dönüşmesini gerektirir. Asıl zorluk çoğu zaman buradadır. Veriyle yönetilmeyen bir şirketin, iş zekası yaklaşımlarına sıcak bakması göstermelik olacaktır.

8. İş zekasının raporlamadan ibaret görülmesi:

Bazı durumlarda iş zekası yapısının sadece raporlama önyüzünden ibaretmiş gibi görülmesi sözkonusudur. Çeşitli raporlama araçlarını deneyip istedikleri verimi alamamış pek çok firma vardır. Bunun temel sebebi, raporlama araçlarının arkada güçlü bir veri yapısı üzerinde asıl hünerlerini sergileyebilmeleridir. Veri ambarı sistemleri ve üzerlerindeki küpler olmadan, raporlama sistemleri kendi potansiyellerini sergileme şansını tam olarak bulamazlar.

9. İş zekasının veri yapısından ibaret görülmesi:

İş zekası veri yapısı ve raporlama önyüzüyle bir bütündür. Performanslı, hızlı çalışan, zamanında doğru bilgiyi aktarabilen bir veri sisteminiz olabilir. Ama önyüzü yeterince basit, bilgilendirici ve alımlı olmazsa, kullanıcılar bu sistemi kullanmak istemeyebilir. İşin bir bütün olduğu hiçbir zaman gözden kaçırılmamalıdır.

10. Ölçek problemi

Başka önemli bir problem de nasıl başlayacağını bilememektir.

Burada iki aşırı uç vardır: Kimisi iş zekasını bir bütün olarak bir lokmada ortaya çıkarmaya çalışır. Devasa projeler ve yılları bulan süreler konuşulmaya başlanır. Oysa o kadar sürede zaten yapılan işin şeklinde önemli değişiklikler olacaktır. Diğer uçta ise departman çapında bağımsız uygulamaların ortaya çıkması söz konusudur. Oysa iş zekasının en önemli yapılarından birisi firma çapında bir veri ambarı sisteminin zamanla ortaya çıkmasıdır.

Her iki yaklaşım yerine yapılması gereken, önce genel bir vizyon oluşturulması sonra da eklemli olacak şekilde sürüm sürüm bu vizyona yönelik uygulamaların yapılmasıdır.

Ne monolitik ne yamalı sistem uygundur. Doğru olan eklemli bir yapının ortaya konulmasıdır. Bu kavramı daha detaylı incelemek için Kimball’in ‘bus matrix’ yaklaşımına bakılmalıdır.

11. Neden best practice?

Sadece iş zekası projelerimde değil tüm danışmanlıklarımda zaman zaman best practice’lerin neden böyle diye insafsızca sorgulandığını görürüm. Oysa best practice deneysel bir uygulama değildir. Zaten senelerdir oturmuş, genel kabul görmüş yaklaşımlardır. Best practice’e aykırı bir uygulama düşünülüyorsa, bu uygulamanın nedeni düşünülmeli ve sorgulanmalıdır. İş zekasında da oturmuş best practice’ler zaman zaman öylesine konulmuş ilkeler gibi rahatlıkla çiğnenebilmektedir. Mesela bu anlamda Türkiye’de en yaygın uygulama slowly changing dimension ihtiyacının göz ardı edilmesidir. Zamanla acısı çok kötü çıkar.

12. GIGO

Garbage In Garbage Out: Çöp girerse çöp çıkar. İş zekası çabalarının önemli bir kısmı veri temizliğini sağlamaya yöneliktir. Temiz olmayan veriler temiz sonuçlar doğuramazlar.

Eğer sağlıklı veri oluşturabilen sistemler yoksa, bunlar üzerinde iş zekası sistemleri oluşturmaya çalışmak beyhude çabadır.

Yukarıda saydıklarım önem sırasında ya da tüm sorunları kapsayan nitelikte bir liste oluşturmuyor. Ama en önemli konulara değindiğimi düşünüyorum.

Bloguma abone olduğunu bildiğim her yazıyı takip eden arkadaşlar var. Bu konuda profesyonel olarak çalışan insanlar da var yazdıklarımı takip eden. Hatalarım eksiklerim varsa, lütfen yorumlarınızla bu yazıyı zenginleştirin. Katkılarınız beni çok sevindirecektir.

Bu yazı Genel içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to Organizasyonlarda Business Intelligence projelerinin başarısız olmasındaki başlıca etkenler

  1. Yusuf Doğan dedi ki:

    Emeğinize sağlık. Hakikaten çok yardımcı oldu makaleleriniz.

  2. Mete dedi ki:

    Öncelikle blogunuzu faydalı bulduğumu belirtmeliyim. Veri Ambarı sistemleri ve iş zekası konusunun özellikle Türkçe sayfalarda yaşanan kıtlığını göz önünde bulundurduğumuzda önemli bir yere sahip. Yazınızdaki bir cümle ilgimi çekti.”Veri ambarı sistemleri ve üzerlerindeki küpler olmadan, raporlama sistemleri kendi potansiyellerini sergileme şansını tam olarak bulamazlar.” Sanırım buradaki ve veya olacak. Yoksa küpler olmadan İş zekası olmaz veya raporlama sistemleri etkinliklerini sergileyemezler gibi bir anlayış sergileniyor. Çok küçük bir ayrıntı gibi gözükse de anlam olarak büyük farklılıklar oluşturduğuna inanıyorum. Olap küpleri de bir yöntemdir. Bunun yanında iyi organize olmuş bir bellek içi raporlamam aracının bile kendi başına çok sağlam işler çıkaracağı düşüncesindeyim. Yazılarınızın devamını bekliyorum.

  3. Mustafa Acungil dedi ki:

    ve kullanmakta kararlıyım. : )Ancak özel durumlarda özel çözümler tabii ki geçerli olabilir. Benim bahsettiğim daha çok yaygın / genel geçer kullanım şekli ile ilgili.Raporlama araçları doğrudan bazı işleri yapma konusunda hızla gelişiyorlar. Ama altta veriambarı ve küp varsa, performans ve yetenekleri çok daha fazla olacaktır genelde.

  4. Mustafa Acungil dedi ki:

    Bir ek daha: İş zekası son zamanlarda çok ilgi gören ve hızlı gelişen bir alan.Yeni uygulamalar eski doğruların bir kısmını zamanla geçersiz bırakabilir.Yüksek miktarda veriye hızlı erişme ve özetlerini hızlı sunma yeteneğine sahip bir inmemory raporlama sistemi, gerçekten veriambarı ile yetinip küpleri gereksiz bırakabilir.Ama bu durumda inmemory bu yapı zaten küpün gördüğü işlevi kendisi görüyor olacaktır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s